Portekiz


Portekiz ziyaretimizin daha en başında bizden yüksek not aldı. Aile dostu havaalanı, samimi ve sıcak insanlar, Ekim sonunda sıcak ve parlak güneş ışığı, şu an karanlık ve soğuk Londra'dan gelen bizlere harika geldi.

Lizbon'un yaşam ve kültürünün kalbinde yer alan Rua da Misericordia'da bir daire kiraladık. Insuites Architecture Tote Ser tarafından sağlanan daire, tarihi merkezin kalbinde. Ferah odalar, oturma odası, banyolar ve mutfak sunması ailemiz için kesinlikle en iyi seçenek ve rahatlığı sağladı. Asansörün çalışmıyor oluşu sadece şanssız oldu. Şehrin tarihi merkezinde bu daireyi tutarak, araba kiralamak zorunda kalmıyoruz ve her yere çocuklarla yürüyoruz. Bu hepimizin Lizbon sokaklarını, yaşamını ve mimarisini iyice algılamasına yardımcı oluyor.

Renkli fayans kaplı binalar meyve kekleri gibi, Arnavut kaldırımlı ve yokuşlu sokaklar çocuklara çok ilginç geliyor. Sokak sanatçıları ve müzisyenleri şehri canlı tutuyor. Havayı solur solumaz etkisine kapıldım.

Küçük çocukların dikkatini tutmak ve ilgilenmelerini sağlamak için uyarlanmış bir yürüyüş turu edinmek kesinlikle yardımcı oldu. Little Lisbon (Küçük Lizbon) ve özellikle rehberimiz Mariana Sado’yu küçük çocuklara özel olarak şehir turu vermeleri için tavsiye ederim. Yine de küçük çocuklarda yürüme yorgunluğu ve can sıkıntısına engel olunamıyor. Taşlı ve yüksek yokuşlu Lizbon sokaklarında pusetleri ittirerek kol kaslarımızı iyi çalıştırdık. Kolay bir iş değil, bunun üstüne basmalıyım! En azından, bütün sıkı çalışmanızın sonunda mutlaka doyurucu bir yemeği hak edeceksiniz.

Güzel kule, hoş nehir kenarı yürüme yolları ve çarpıcı çağdaş müze mimarisi ile Belem ilçesi düz arazide kurulduğu için çocuklarla dolaşmak için daha kolay.Mağrebi Kalesi'nin ve Alfamo gibi labirentli mahalleleri içeren eski Lizbon için aynı şeyi söyleyemeyeceğim . Bilmiyorum, üç küçük çocuğu ve pusetlerini buraya getiren ilk saf ebeveyn miydik ama başardık!

Dolayısıyla keşişler tarafından ilk olarak yaratılan ünlü yerli tatlı olan Pasteis de Nata'yı hak ettik. Çok tatlı ama kahve ile çok iyi gidiyor.

Lizbon şu sıralar uğultulu Tuk Tuk motorlarıyla ile çevrili. Bizim gibi güzel havayı yakalama şansınız olduysa, başkentin tepelik ve bazen dar sokaklarını çocuklarla gezmenin başka eğlenceli bir yolunu sunuyorlar.

Ne yazık ki, çok küçük çocuklarla seyahat etmenin bir dezavantajı, çocuklar yediklerini çok seçiyorsa, bazen yerel lezzetleri tadabilme fırsatı yakalayamamak oluyor. Böylece pizza gibi olağan seçeneklerle sıkışmış olabilirsiniz. Fakat, Mercado Ribeiro böyle bir durum için iyi bir çözüm sunuyor. Burada çocuklar dilediklerini yiyebilirken, ebeveynler başarılı şefler tarafından pişirilmiş yerel yemeklerin kaliteli çeşitlerini seçebiliyorlar. Eşim Piri Piri tavuğunu yerken, ben Portekiz peynirini kestane sosuyla ve en sevdikleri morina balığıyla tattım.

En azından bir günlük hatta gece-günlük bir gezi, büyüleyici villalar ve saraylar ile Walt Disney'e ilham veren muhteşem Sintra kasabası için şart. Buraya yapılan yolculuk ayrıca Portekiz'in yeşilliklerine ve ülkenin sıkı kurallarla doğasını korumaya ne kadar önem verdiğini kanıtlıyor.

Sintra'dan, okyanus kıyılarına ve çok dramatik olan kumsallara güzel bir yolculuğa çıkmak mümkün. Burada Avrupa'nın en batı noktasında bir mola verebilirsiniz.

Carcais, Lizbon'un çok ilginç Portekiz mimarisi ile süslü sahil-tatil kasabası. Ancak ne yazık ki burası İngiliz turistlere uyacak şekilde tasarlanmış ve Lizbon ve Sintra'nın cazibesinden yoksun.

Portekiz aslında İspanya'dan çok farklı. Portekizliler siesta yapmıyorlar. İngilizce yaygın şekilde konuşulmakta. Deniz ürünleri, Portekiz mutfağında domuz eti ürünlerinden daha fazla önem taşıyor. Genel olarak, ülkenin görünümü ve hissi de çok farklı. Yemeklerinin en üst kademede olduğunu söyleyemesem de, bir bütün olarak Portekiz Avrupa'da ziyaret edilebilecek en güzel yerlerden biri.

#Portekiz #Lizbon #Sintra