Kenya Bölüm VII


Çarşamba 24 Aralık 2008 Yarın F.'le Bangladeş’teki düğünümüzün tam birinci yılı olacak! Geceler ve sabah saatleri Masai Mara'da çok soğuk! Kat kat giyinmek gerekiyor. Kamp yöneticileri bizi sıcak tutsun diye yatağımıza sıcak su torbaları koyuyorlar. Dün gece leopar yine çadırımıza ziyarete geldi. Çadırımızın ön terasındaki sandalyeye çıktı, sonra avını çekiştire çekiştire çadırın yakınındaki çalılıkta kıtır kıtır kemikler dahil yedi. Arada bir de gürledi. Sabah da çadırımızın önünde gezinen iki impala gördük. Kamp yöneticisinin eşi bunların impala değil de burayı evleri edinen "bushbuck" olabileceğini söyledi. Öğlenden sonra, gergedanları görmeye gideceğiz. Böylece görmek istediğim tüm hayvanları görmüş olacağım fakat henüz hiç sırtlan görmedik. Sırtlan da görmek isterim doğrusu.

Buradan ayrılmamıza sadece iki gün kaldı. Öncelikle Cessna tipi olmasa da yine karavan tipi uçağa binmek zorunda olduğumuz için (Nairobi'ye dönmek için) çok korkuyorum. Bunun dışında üzülüyorum. Buraları, havayı, doğayı, yavaş ve rahat hayat tarzını, vahşi hayvanları özleyeceğim. Soğuk, koşuşturmalı ve stresli Londra'ya dönmek istemiyorum. Tatilin bitmesini istemiyorum. Üstelik dün gece rüyamda Londra ofisinin müdürünün beni işten çıkardığını gördüm. Allah korusun tabii. İnanmıyorum, şimdi çadırımızın ön verandasında oturmuş günlüğü yazarken tam önümden bir bushbuck önce yürüyerek sonra koşarak geçti. Tam bir masal dünyası bu. Modern/batı yaşamından çok farklı, çok hoş!

...

Akşamüstü safarisine çıktık. Onu anlatmadan önce unutmadan şunları yazayım. Svahili'de fil "tenbo", su aygırı "kibaki", zebra "puma milia", güle güle "alla". Şimdi safariye dönelim. Bugün hava oldukça bulutlu, yer yer yağmurlu ve rüzgarlıydı. Oldukça serin. İlk defa gördüğümüz egzotik kuşlar oldu. Ama bugünün en ilginci gergedanlardı. 6 tane öksüz gergedan, Güney Afrika'dan kurtarılmış (anne-babaları avcılar tarafından boynuzları için öldürülmüş) Kenya'ya getirilmiş. Geçen sene Kenya'da yaşanan politik problemlerde arabulucu olmaya gelen Kofi Annan’ın adını Kenya'da doğan yeni bir erkek gergedana vermişler. Kofi Annan gergedan şimdi 11 aylık.

Gergedanlara o kadar yaklaşabildik ki, çok şaşırdım. Çok tehlikeli ve güçlü hayvanlar.

Tarih öncesinden kalma bir yaratığa benziyor, zaten de öyleler. Ama bunlar bekçiler arasında büyüdükleri için insanlara alışkınlar. Bebeğe dokunabildik bile!

İnanılmaz bir tecrübeydi. Çok mutlu oldum. Cildi o kadar kalın ve sert ki, bildiğim tüm yüzeylerden daha pürüzlü ve sert. Hafif de tüyleri var.

Akşamüstü çöl hurması ağaçları ve grubun bulutlar arasında değişen renkleri en yetenekli ressamların elinden çıkmış tablolar gibi güzel, romantik ve renk zenginiydi.

Burada, bu doğa içinde çok mutlu hissediyorum. Bir daha dünyaya gelebilsem herhalde zoolog olmak isterdim. Sürekli hayvanları görmek, onlarla vakit geçirmek ve ilgilenmek beni çok mutlu ediyor.

Yarın sabah erkenden yürüyüş safarisine gidiyoruz. Bu gece Noel gecesi, yemekte devekuşu ikram edilecekmiş. Ben asla yemem tabii. Noel ağacı olarak da çam ağacı yerine Kenya'da çok sık görülen bodur ve büyük dikenli (zürafalar yaprağını çok seviyorlar) bir ağaç süslendi kampta.

#MasaiMara #Kamp #Leopar #Impala #Bushbuck #Sirtlan #Svahili #Gergedan #Kenya #Safari #Afrika #KofiAnnan